Cilt gençleştirme yöntemleri, günümüzde hava kirliliğinin artması, sağlıklı beslenmenin azaltılması ve yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte daha çok gözlemlenen cilt kusurlarını, çeşitli uygulamalar ve teknikler ile aza indirmek için uygulanan bir işlemdir.

Birçok farklı cilt gençleştirme yöntemleri bulunmaktadır. Bu yöntemlerin her biri, farklı cilt sorunlarının çözümü için uygulanmaktadır. Bu nedenle, cilt sorununa ve hastanın sağlık durumuna bağlı olarak, hangi tedavinin uygulanacağı alanında uzman dermatolog tarafından belirlenir.

Botoks

Cilt gençleştirme uygulamalarının yaygın olarak kullanılan bir yöntemidir. Botoks, laboratuvarlarda, clostridium botulinum olarak adlandırılan bakteriden elde edilen bir ilaçtır.

Botoks Neden Kullanılır?

Biyolojik ve çevresel faktörler sonucunda yüzdeki kaslar, gözle görülür çizgiler ve kırışıklıklar oluştururlar. Botoks işlemi ile, derinin yüzeyinde bulunan yüzeysel kaslar gevşetilerek kırışıklıklar rahatlatılır ve yumuşatılır. Bu sayede, daha fazla kırışıklık oluşması engellenir ve var olan kırışıklıklar tedavi edilir.

Botoks Kalıcı Bir Uygulama mıdır?

Botoks, kalıcı bir yöntem değildir. Kişinin metabolizmasına ve uygulanan yere bağlı olarak etkisi 4 - 6 ay arasında değişmektedir.

Botulinum Toksin Uygulamasının Yan Etkileri Nelerdir?

Botoksun bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Etkisi sadece uygulama bölgesi ile sınırlıdır. Uygulama anında iğneye bağlı oluşabilen kızarıklıklar, kısa bir süre sonra kendiliğinden geçecektir.

Botoks ve İfadesiz Yüz

Botoksun ifadesiz bir yüze sebep olduğu düşüncesi son derece yanlış bir anlayıştır. Doğal botoks uygulamaları ile kaslarınızı, botoksa rağmen, oynatabilirsiniz. Dolayısıyla, çevrenizdeki kişilerin botoks yaptırdığınızı fark etmesi zordur.

Botoks, kişinin yorgun görünmesine neden olan kaş düşüklüğünün tedavisinde ve kızgın ifadeye sebep olan kaş kasılmaların giderilmesinde kullanılabilir.

Botoks Uygulaması Öncesi Neler Yapılmalı?

Aspirin gibi benzeri ilaçlar kullanmamak ve alkol almamak gerekir. Botoks uygulama sonrasında; 4 saat süre ile dik pozisyonda kalmak, 24 saat süre ile de zorlayıcı egzersiz hareketlerinden kaçınmak gerekmektedir.

Botoks ile Aşırı Terleme Tedavisi

Botoks sadece cilt gençleştirme yöntemi olarak kullanılmamaktadır. Günümüzde aşırı terleme ve buna bağlı oluşan rahatsızlıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.

Koltuk altı, el ve ayaklarda gözlemlenen, tıp dilinde hiperhidrozis olarak adlandırılan aşırı terleme hastalığının tedavisinde botoks son yıllarda sık kullanılan bir yöntem haline gelmiştir.

Botoks, terlemenin daha yoğun görüldüğü deri altına, çok az miktarlarda enjekte edilerek, ter bezleri sinirlerinin çalışmasını geçici olarak durdurur. Bu şekilde, aşırı ter üretimi engellenir.

Botoks, ucu çok ince olan iğneler ile terleyen bölgeye, sık aralıklarla uygulanır. Uygulamadan sonraki ilk hafta içerisinde iyileşme tamamlanacaktır.

Botoksun etkisi, genel olarak 6 ile 8 ay arasında sürmektedir. Etkisini yitirmeye başladığında ikinci bir uygulama yapılır. Böylece, özellikle yaz aylarında, koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanında oluşan aşırı terlemenin önüne geçilebilir.

Botoks ile aşırı terleme uygulamasının bilinen yan etkisi yoktur. Dermatoloji uzmanının uygun gördüğü herkese yapılabilir. İşlem öncesinde, terleme bölgelerinin saptanabilmesi için nişasta testi uygulanır.

Anestezi gerektirmeyen bir uygulamadır. İşlem sırasında hafif bir ağrı hissedilebilir. İşlem süresi, bir bölge için ortalama 10 dakikadır .

Cilt Bakımı

Cilt, kişinin sağlık durumunu yansıtan bir ayna gibidir. Cilt gençleştirme yöntemleri arasında öne çıkan bir diğer uygulama cilt bakımıdır. Cilt bakımı, sadece estetik ve görsel açıdan değil, cildin sağlığı için temiz ve bakımlı olmak adına da kullanılır.

Bireylerin dış etkenlerden cildini koruması gerekmektedir. UV ışınları, sigara, alkol, sağlıksız beslenme ve serbest radikaller gibi faktörler, cilt için zararlıdır.

İlerleyen yaşlarda, cildin kırışmasını önlemek ve deformasyona uğramaması için cilt temizliğine ve cildin sağlık durumuna özen gösterilmesi gerekmektedir.

Uygulamayı yapacak kişilerin, cildin yapısına uygun medikal ürünler kullanması, cildin yapısına ve ihtiyaç durumuna göre kişiye özel kürler hazırlanması gerekmektedir.

Cilt bakımı uygulaması, cildin derinlemesine temizlenmesini sağladığ gibi, cildin koruyucu tabakasının güçlenmesine yardımcı olur. Bunlar dışında, ciltteki nem oranını dengeler, gözenekleri açar ve cildin nefes almasını sağlar.

Özel cilt bakımı kürleri şu şekildedir:

Dermaroller

Dermaroller, üzerinde 200’e yakın iğne bulunan bir aparattır. Bu aparat, uygulanacak bölgede gezdirilerek, o bölgede sayısız delikler açmaktadır. Bu işlem, az acılı bir uygulamadır. Hastaya uygulama yapılacak bölgenin lokal anestezik kremlerle uyuşturulması, bu şikayetlerin önüne geçilebilir.

Daha sonra hastanın rahatsızlığı doğrultusunda, örneğin leke problemi olan bir kişiye, leke tedavisinde kullanılacak medikal ürün, dermaroller ile açılan delikler içine yedirilir ve ilacın derinin gerekli katmanına ulaşması sağlanır. Böylece, tedavi tamamlanmış olur. Dermaroller ile şu tedaviler yapılmaktadır:

Dolgu

Cilt gençleştirme yöntemlerinden bir diğeri, dolgu uygulamasıdır. Kırışıklıklara ve yaşlılık çizgilerine uygulanır.

Dolgu işleminde, vücutta doğal olarak da bulunmakta olan hyaluronik asit cilde enjekte edilir. Bu madde, cilde nüfuz ettiği andan itibaren vücudun kendi hyaluronik asidi ile beraber hacim yaratır.

Dolgu Hangi Bölgelere Uygulanır?

  • Burun kenarından aşağı inen çizgiler (Nazolabial),

  • Burun ile ağız arasındaki çizgiler (Philtral Çizgiler),

  • Dudak dolgunlaştırılması,

  • Dudaklar etrafındaki çizgiler,

  • Göz çevresindeki kırışıklıklar,

  • Alındaki çizgiler,

  • Sivilce ve yara izleri,

  • Yanak ve elmacık kemiği dolgunlaştırma,

  • Dudak dolgunlaştırılması.

Dolgu Uygulaması

Bir dolgu uygulaması, ortalama 10 dakika kadar sürmektedir.

Dolgu uygulaması sırasında, genellikle hastayı rahatsız edecek bir ağrı oluşmaz. Ancak istenirse, uygulamadan 30 dakika önce işlem yapılacak bölgeye lokal anestezik krem sürülebilir. Bazı uygulamalarda, lokal anestezi de tercih edilebilir.

Uygulama sonrasında çok hafif bir şişlik oluşabilir. Bu yüzden, dolgu sonrası buz kompresi yapılması faydalı olacaktır.

Dolgu İşlemi Sonrası

Uygulama istenilen herhangi bir zamanda, hatta isteğe bağlı olarak kişilerin öğle yemeği molasında bile yapılabilir. Uygulamanın ardından istirahat süresi gerekmediğinden, kişi rahatlıkla işinize geri dönebilir .

Dolgunun Yan Etkileri Var mıdır?

Dolgu işlemi sonrasında, nadiren de olsa alerjik reaksiyonlar ve morarmalar oluşabilir. Bunun dışında, bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Dolgunun Etkisi Ne Kadar Sürer?

Kullanılan maddenin özelliğine ve yapılan bölgeye göre, dolgu işleminin etkisi 6 - 18 ay kadar görülebilir. Etkisinin geçmesiyle birlikte, dermatoloji doktorunun uygun görmesi halinde bir uygulama daha gerçekleştirilebilir.

Fraksiyonel Lazer

Fraksiyonel lazer; kırışıklık, cilt gençleştirme, akne izleri, yaşlılık ve güneş lekeleri (melasma) gibi pigment bozukluklarının tedavisinde kullanılan, derinin her tabakasına uygulanan bir cilt gençleştirme yöntemidir.

Fraksiyonel lazer, cildi güvenli bir şekilde soyar ve cilt lekelerini etkin bir şekilde tedavi eder. Ayrıca, akne skarlarında ve akne izi tedavisinde, yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilmektedir.

Amerikan Uluslararası Sağlık Örgütü (FDA) tarafından etkin bir tedavi olarak onaylanmıştır.

Fraksiyonel Lazer Hangi Alanlarda Kullanılır?

Akne Tedavisi

Akne tedavisi ve sivilce izleri tedavisi nde kullanılan fraksiyonel lazer, ışınları izlerin derinlerine kadar inerek kötü iyileşmiş nedbe dokusunu nekroze eder. Etrafındaki sağlıklı cilt dokusu, bu alanı hızla yeni ve sağlıklı olan doku ile örter.

Kırışıklık Tedavisi

Fraksiyonel lazer ile cilde mikro atışlar yapılarak, eskimiş cilt dokusunun ortadan kaldırılır ve yerine yeni cilt dokusunun oluşumu uyarılır.

Çatlak Tedavisi

Gebelik, sık kilo alıp verme ve hızlı büyüme evresi gibi dönemler sonrasında derinin bazı bölgelerde oluşan elastikiyetinin kaybı sonucu çatlaklar oluşur.Fraksiyonel lazer teknolojisi ile, ortalama 4 veya 6 seans sonrasında, dokunun o bölgedeki elastikiyetinin arttırılması ve yenilenmesi hedeflenir.

Cerrahi Yaralar

Bazı yanıklar ve yaralar, cildin derinlerine kadar inebilir. Bu tarz yaralar iyileşirken kalıcı iz bırakabilir. Fraksiyonel lazer uygulamasında deriye uygulanan mikro atışlar kötü iyileşmiş skar dokusunu nekroze eder.

Çevredeki sağlam doku, hasarlanmış bölgeyi yeniden yapılandırır. İlerleyen seanslarda kozmetik görünümde de derece derece iyileşme izlenir.

Leke Tedavisi

Genetik yatkınlık, gebelik, hormonal ilaç kullanımı ve güneş gibi faktörlere bağlı olarak, yüzde veya vücutta meydana gelen lekelenmelerde kullanılan fraksiyonel lazer uygulaması, pigment hücrelerinin yoğunlaştığı tabakaya hasar vererek, yerine yeni ve sağlıklı cilt dokusu gelişimini uyarır. Böylece, cildin koyu renkli tonunda açılma elde edilir.

Kimyasal Peeling

Cildin görünümünü düzeltmek amacıyla, kimyasal maddeler kullanarak uygulanan bir cilt gençleştirme yöntemidir. Bu tedavi, yüz bölgesi ve vücudun her bölgesine uygulanabilir.

Uygulama sonrasında, ciltte parlak, genç ve sağlıklı bir görünüm elde edilir. Kimyasal peeling tedavisi, meyvelerden ve bazı besinlerden elde edilen, alfa hidroksi asitler (AHA) olarak adlandırılan kimyasal özler ile yapılır.

Kimyasal Peeling Nasıl Etki Eder?

Zamanla ciltteki kollajen ve elastin liflerde bozulma ve sayıca azalmalar olur. Buna bağlı olarak, cilt elastik yapısını ve gerginliğini kaybeder. Ciltte sarkma ve kırışık bir görünüm oluşur.

Kimyasal peeling tedavisi ile sağlıklı ve genç hücrelerin cildin yüzeyine gelmesi, canlılığını kaybeden problemli hücrelerin atılması sağlanır. Buna ek olarak, kollajen ve elastin liflerde yapılanma sağlanarak elastikiyet ve gerginlik artışı sağlanır.

Peeling Tedavisi Hangi Problemlerde Kullanılır?

Yaşlanma etkilerini geciktirmek ve cildi gençleştirmek için her sağlıklı cilde 6 seans peeling tedavisi uygulanabilmektedir.

AHA Peeling

AHA peeling, yüzeysel bir kimyasal peeling uygulamasıdır. Son derece güvenli ve kolaydır. Hastanın problemine bağlı olarak, tekrarlayan seanslar gerektirmektedir. Hastalar, istirahat gereksinimi hissetmeden günlük aktivitelerine dönebilirler.

TCA Peeling

Derin ve daha etkili izlerde tercih edilmektedir. Seans sayısı, AHA peeling işlemine göre daha azdır. Tedavi sonrasında kızarıklık, gerginlik ve soyulmalar oluşabilir.

Pembe Maske

Cilt gençleştirme yöntemlerinden bir diğeri de pembe maske uygulamasıdır. Yüzdeki kırışıklıkların tedavisinde, sivilce ve sivilcelerin sebep olduğu deformasyonları gidermede kullanılmaktadır. Yüz maskesi ve selülit giderici olarak kullanılan vücut maskesi olmak üzere iki farklı türü mevcuttur.

Her iki tür de genel olarak, en az beş seans olarak uygulanmaktadır. Ancak cildin yıpranma durumuna göre seans sayısı artırılabilmektedir.

Pembe maskenin uygulama alanları şu şekilde sıralanabilir:

  • Cildin erken yaşlanmasıyla mücadele eder.

  • Cildi sıkılaştırır ve pürüzsüzleştirir.

  • Ciltteki nem oranını artırır.

  • Cilt kusurlarına meyilli cilt türlerini ve diğer tüm cilt tiplerini arındırır.

  • Yüz hatlarını şekillendirir.

  • Yorgun ve sarkmış cildi canlandırır.

  • Cildin doğal yenilenme sürecini destekler.

  • Mevsimsel değişimler nedeniyle ciltte oluşan nem kaybı, pullanma, hassasiyet ve kızarıklıklar gibi sorunların giderilmesinde uygulanır.

  • Ciltteki su, vitamin ve kolajen eksikliğini tamamlar.

PRP (Doku Yenileme)

PRP, trombosit yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulamasıdır. Kişiden alınan az miktardaki kanın, özel bir işlemden geçirilerek bileşenlerine ayrıştırılması ve trombosit yönünden zenginleştirilmiş plazmanın yine aynı kişiye cilt gençleştirme amaçlı enjeksiyon yolu ile verilmesidir.

Estetik amaçlı uygulamalarda yüz, boyun, dekolte, eller, bacak içleri, kollar gibi bölgelerde kullanılmaktadır.

UV ışınlarına maruz kalan bölgelerde oluşan kırışıklıkların düzeltilmesi, çöküntülerin giderilmesi, esneklik ve parlaklığın artırılmasına yardımcı olur.

Saç ekimi tedavisinde tek başına veya diğer tedavilerde yardımcı olmaktadır.

Dermapen

Uzun yıllardır hem kadınlar hem de erkekler sivilce, kırışıklık ve leke problemiyle sıklıkla karşılaşıyorlar. Hepsi de ciltte oluşması istenmeyen kusurlar olarak kabul ediliyor. Peki, tüm bu belirtileri olabildiğince geciktirecek, hatta durduracak bir çözüm olduğunu söylesek? Evet, dermapen tedavisi.

Son yıllarda cilt bakımı yöntemleri arasında oldukça popüler olan dermapen, cildin genç ve dinç görünmesini sağlayan bir yöntemdir. Etkinliği, verimliliği ve kullanım esnekliği kanıtlandığından beri, dermakozmetoloji ve dermatoloji uzmanları tarafından sıkça tercih edilen bir uygulama haline gelmiştir.

Cildin alt bölümüne uygulanarak, yeni üretimler ile birlikte dolgunlaşma ve sıkılaşma sağlanır. Böylelikle, cilt yüzeyi de gençleşip tazelenir. Hücre üretiminin yavaşladığı zamanlarda etkisini gösteren dermapen, deri incelmelerini ve yaşlılık lekelerini ortadan kaldırır.

Kişilerin cilt kusurlarını onarma, kırışıklıkları azaltma ve cildin yaşlanmasını önleyici etkileriyle, sıkça tercih edilmektedir. Aynı zamanda, cildin pürüzsüz görünümüne kavuşmasının yanı sıra sağlıklı ve bakımlı duruşunu da sergilemesine imkan tanır.

Dermapen Nedir?

Dermapen, yüzde oluşan yaşlanma bulgularının görünümünü azaltmak, cildi sıkılaştırmak ve bakımlı bir görünüm sağlamak için başvurulan bir yöntemdir.

Geçmişi Çin’e kadar uzanan bu yöntem, Çin prenseslerine mikro iğne uygulamasıyla yapılmaktaydı. Modern tıpta ise, dermapen adıyla karşımıza çıkmaktadır.

Amerika’da en iyi cilt bakım yöntemi olarak kabul edilen dermapen; suçiçeği, çatlak izleri ve akne tedavisinde de başarılı olmaktadır. Cildin üst tabakasına (epidermise) zarar vermeden, cildi tahriş etmeden ve soyulmaya yol açmadan uygulanan bir yöntemdir.

Dermapen uygulaması, cilt problemlerini etkin bir şekilde çözmeye yardımcı olan mikro iğneleme prosedürüdür. Dermatolojik tedavi cihazı olan dermapen kullanılarak yapılır. Mikro iğneleme yöntemi olarak da bilinmektedir.

Adını dermatoloji ve görünümü benzediği için kalem kelimesinden alan dermapen; parlak, sıkı ve tazelenmiş bir cilde ulaşmak isteyenler için uygundur.

Dermapen Nasıl Etki Eder?

Pürüzsüz bir cilt elde etmek amacıyla kullanılan ve oldukça etkili sonuçlar veren dermapen, mikro iğneleme yöntemi olarak da bilinir.

Dermapenin uç kısmında yer alan iğneler, cildin üzerinden girip çıkarak belirli delikler oluşturur. Bu açılan delikler kapanmadan önce verilen mezoterapi, ajanların deri üzerinden emilmesini sağlar.

Ayrıca bu yöntem sırasında oluşan çeşitli küçük hasarlar, bütün deri hasarlarında olduğu gibi, büyüme faktörlerinin uyarılması ile beraber o bölgede kolejen ve elastin oluşumunda etkili olur.

Dermapen, hastalar için de konforlu ve güvenli bir yöntemdir. Başarılı ve etkili sonuçlar sunan dermapen yöntemini tercih eden kişi sayısı günden güne artmaktadır.

Akupunktur yönteminden farklı olarak, dermapen uygulamasında ağrı azaltmak değil, cildi yenilemek amaçlanmaktadır.

Dermapen Nasıl Yapılır?

Dermapen tedavisi uygulanırken öncelikle ciltte bulunan makyaj kalıntıları ve kirler temizlenir. Ardından, cilt etkili bir şekilde dezenfekte edilir.

Tedavi yönteminin yapılacağı bölgeye af hyaluronik asit ve mezoterapi solüsyonları sürülür. Dermapen uygulanırken, ilk olarak ciltteki kusurlu ve sorunlu olan yüzeye çeşitli mikro kanallar açılır. Çünkü, kanallar sayesinde otomatik ve titreşimli iğneleme tekniği kullanılacağından, duyulacak ağrı oranını azaltmak hedeflenir.

Ucundan çok sayıda milimetrik iğne çıkan bir cihazla, cilt üzerinde yüzlerce kanal açılır. Uygulanan ürünlerin emilim hızını arttırmaya yarayan bu mikro kanallar, tedavinin daha etkili sonuç vermesinde büyük rol oynar.

Bir dermapen seansı, ortalama 20-40 dakika sürmektedir.

Daha genç, dinç ve yepyeni görünümlü bir cilde ulaşmanızı sağlayan dermapen, yüzdeki her bölgeye uygulanabilen bir tedavi yöntemidir.

Dermapen Hangi Bölgelere Uygulanır?

Dermapen;

  • Kaş bölgesine,

  • Kaz ayaklarına,

  • Göz altı torbalarına,

  • Çene bölgesine,

  • Üst dudak çizgilerine,

  • Alın bölgesine,

  • Yanak bölgesine,

  • Ellere ve kol içlerine,

  • Boyun bölgesi ve çevresine güvenle uygulabilen bir cilt bakım yöntemidir.

Dermapen Kaç Seans Yapılmalı?

Ciltteki hasara ve hastanın durumuna bağlı olarak, dermapen farklı seans süresinde gerçekleşebilir. Genellikle kırışıklıklara, lekelere ve hastanın yaş aralığına bakılarak yapılan bir işlem olan dermapen, etkili sonuçları sayesinde sıklıkla tercih edilmektedir.

Ortalama bir dermapen tedavisi, 3 ila 6 seans aralığında tamamlanır. Seanslar arasında en az 1 ay olacak kadar zaman bırakılır. Çoğunlukla 2 ila 4 seans aralığında kırışıklıklar için hedeflenen sonuç elde edilir. Oldukça başarılı olan bu yöntem, cildin tüm kirlerden arınmasına ve parlak bir görünüme ulaşmasına olanak sağlar.

Seanslar tamamlandıktan ve istenen sonuç elde edildikten sonra, yaklaşık 1 yıl dermapen tedavisine ihtiyaç duyulmamaktadır.

Dermapen Etkisini Ne Zaman Gösterir?

Dermapen tedavisinin etkisi, cilt sorununa göre değişiklik göstermekle birlikte, ortalama 6 hafta sonunda gözle görülebilecek bir sonuç vermektedir.

Dermapenin yenileme hissi ve etkisi, 3 ay ila 1 yıl sürmektedir. Ardından, uygulamanın tekrar edilmesi gerekmektedir.

Dermapen Kimlere Uygulanabilir?

Dermapen, cerrahi uygulama değildir. Cildi yenilemek adına uygulanan dermapen, cinsiyet, cilt tipi ve yaş fark etmeksizin herkes için uygundur.

Sağlık öyküsünde ciddi bir dermatolojik problem olan kişiler ise alanında uzman doktor gözetiminde işlem yaptırmalıdır.

Dermapen Faydaları

Cilt güzelliği elde etmede oldukça sıkça kullanılan bir yöntem olan dermapen faydaları aşağıda sizler için listelenmiştir.

  • Cildin yenilenmesine ve gençleştirilmesine yardımcı olan bir yöntemdir.

  • Yüzde oluşan en ince kırışıklıkların bile azaltılmasında etkilidir.

  • Gözenekleri sıkılaştırarak daha berrak ve pürüzsüz bir görünüm elde edilir.

  • Cilt leke tedavisinde oldukça etkili bir yöntemdir.

  • Çatlakların sıkılaşmasına ve vücuttaki portakal kabuğu görünümünün giderilmesinde etkilidir.

  • Herhangi bir yan etki oluşturma olasılığı oldukça düşüktür. İşlem sonrasında kanama ve morarma gibi olumsuz etkiler görülmez.

  • Tüm yaş gruplarına ve tüm cilt tiplerine güvenle uygulanabilmektedir.

  • Ciltte yeni kolajen yapılanmasına yardımcı olmaktadır.

  • İyileşme süresi ve uygulama süresi kısadır.

  • Uygulamadan sonra özel bir bakım şekli gerekmemektedir.

  • Ciltte iz bırakmaz, deride ısı oluşturmaz ve deride soyulma görülmez.

  • Pratik, acısız, kalıcı ve risksiz bir yöntemdir.

Dermapen Zararları

Dermapen, oldukça güvenli bir yöntem olmasına rağmen, her dermatokozmetolojik uygulamada olduğu gibi bazı yan etkilere neden olabilmektedir.

  • Alerjik reaksiyonu bulunan kişilere,

  • Diyabet hastalarına,

  • Cildinde iltihap olan kişilere

dermapen uygulaması yapılmamalıdır. Yine de uygulama yapılması isteniyorsa, ilgili hastalığın uzman doktoru kontrolünde yapılabilir.

Dermapen uygulaması, evde veya steril olmayan güzellik merkezlerinde yaptırılmamalıdır! Uygulama, mutlaka klinik bir ortamda ve alanında uzman kişilerce yaptırılmalıdır.

Uygulama sonrasında güneş koruyucu krem kullanmak, dermapen sonrası oluşabilecek yan etkileri en aza indirgeyecektir.

Dermapen Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Dermapen sonrası hasta derhal günlük hayatına devam edebilir. Günlük aktiviteleri sürdürmede herhangi bir sorun yaşanmayacaktır.

Ancak, uygulama sonrası ciltte hafif kızarıklar görülmesi, yanma hissi ve cilt toleransına göre ufak kanamalar gözlemlenebilir. Bunlar, endişelenilmemesi gereken durumlardır. Ortalama 6 saat içinde şikayetler kendiliğinden iyileşecektir.

Dermapen uygulamasından sonra, hastalar

  • Cildin uygulama yapılan kısmını güneşten korumalı ve güneş koruyucu krem kullanılmalıdır.

  • Aşırı terlemeye sebep olabilecek aktivitelerden kaçınmalıdır.

  • Sıcak duş almamalıdır.

  • Solaryum, hamam ve sauna gibi cildi hassaslaştıran etkenlerden uzak durmalıdır.

Dermal Dolgu

Dermal dolgu, genellikle yüz hatlarını yumuşatmak ve daha genç görünümlü bir hale getirmek için uygulanan, oldukça etkili bir yöntemdir. Dermal dolgunun uygulama süreci ve aşamaları bulunmaktadır. Gelin, bu aşamalarla ve uygulama süreçlerine birlikte bakalım.

Dermal Dolgu Nedir?

Yüzde oluşan hafif ve orta dereceli kırışıklıkların, derinleşen çizgilerin giderilmesi için uygulanan dermal dolgu, yüzün kaybettiği hacmini ve genç görünüşünü tekrar kazanmasında, yüzün hatlarının yumuşamasında oldukça etkili bir yöntemdir.

Dolgu maddeleri farklılık gösterse de en çok tercih edilen dolgu çeşidi hyaluronik asit içeren dolgudur. Hyaluronik dolguların tercih edilmesinin nedeni, insan vücudunda doğal olarak bulunmasıdır. Bu nedenle, güvenle kullanılabilir.

Dermal dolgu, yaşın ilerlemesine ve dış etkenlere bağlı olarak, yüz bölgesinde görülen hafif ve orta dereceli kırışıklıklarda, derinleşmeye başlayan normal anatomik çizgilerde uygulanmaktadır. Amaç, derinleşen bu çizgi ve kırışıklıkların tekrar yumuşatılması, kaybetmiş olduğu hacmi ve genç görünümünü kazanmasını sağlamaktır. Kırışıklı tedavisi için oldukça etkili olan ve başarılı sonuçlar veren bir uygulamadır.

Dermal Dolgu Hangi Durumlarda Uygulanır?

Dermal dolgu, genellikle yüz çevresine uygulanan bir yöntemdir. Uygulanma amaçları ise şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Dudak kalınlaştırma.

  • Dudak kenarlarında oluşan derin çizgilerin tedavisinde.

  • Yüzde oluşan derin çizgi ve kırışıklıkların yumuşatılmasında.

  • Göz altında ve yanaklarda oluşan çöküntü alanlarının tedavisinde.

  • Çöküntülü bir görünüme sahip yara izlerinde.

  • El yüzeyinde bulunan kırışıklıklar.

  • Dolgu ile kaş kaldırma işleminde.

Dermal Dolgu Nasıl Bir Uygulamadır?

Dermal dolgu uygulaması, kalsiyum hidroksiapatit mikrosferleri, hyaluronik asit ve poli-l laktik asit gibi farmakolojik ajanların ya da kişinin yağ hasarının oluştuğu bölgeden alınan maddelerin, cilt altına enjeksiyon edilerek uygulanmasıyla yapılan bir uygulamadır.

Tedavinin etkisi, uygulama yapıldığı andan itibaren görülebilmektedir. Uygulamanın etkisinin devamlılığı ise kişinin bünyesine ve uygulamanın hangi bölgeye yapıldığına bağlı olarak değişiklik gösterse de; genel olarak 6 ile 18 ay arasındadır.

Dermal dolgu, estetik bakımdan uygulanabileceği gibi, derinleşmiş yara izlerinin ve kusurlu izlerin iyileştirilmesi amaçlarıyla da uygulanmaktadır. Uygulamanın daha sağlıklı ve az riskli olabilmesi için öncelikle uzman bir dermatoloji doktorunun muayene etmesi çok önemlidir.

Hyaluronik Asit Nedir?

Hyaluronik asit, vücutta kendiliğinden var olan, bağ dokularında, eklemlerde ve ciltte doğal olarak bulunan ve amino asit içeren bir bileşendir. Bu bileşenin amacı, bağ dokusuna esneklik ve nem sağlamaktır.

Hyaluronik asidin dermal dolgu tedavisinde kullanılmasındaki amaç, vücuda herhangi bir zarar vermeden, yağlanmaya bağlı kırışıklıkları, yüzde oluşan çöküntüleri ve yüze ihtiyacı olan nemi sağlayarak gidermek ve yüz hatlarını yumuşatmaktır.

Vücutta doğal olarak var olan bir madde olmasından dolayı, kişinin vücuduna uyum sağlayabilen ve herhangi bir zarar oluşturmayan bir maddedir. Dolayısıyla, dolgu uygulamalarında uzmanların en sık kullandığı alternatif dolgu maddesidir.

Dermal Dolgu Hangi Bölgelere Uygulanabilir?

Genellikle yüz bölgesinde kullanılan bir uygulama da olsa, ihtiyaç duyulduğunda elin dış yüzeyinde de uygulanabilmektedir. Yüzün birçok farklı bölgesine uygulanabilen dermal dolgu, özellikle mimiklerin oluşturduğu etkilerin daha yoğun bir şekilde yaşandığı şakak, elmacık, burun ve ağız bölgelerine uygulanmaktadır.

Etkisi Ne Zaman Başlar? Ne Kadar Süre Etkilidir?

Dolgunun etkisi, uygulamanın yapıldığı andan itibaren görülür. Dolgunun etkisinin devamlılığı ise, uygulanan maddeye, bölgeye ve kişisel faktörlere göre farklılık gösterse de genel olarak 6 ile 18 ay arasında sürmektedir.

Bu geçici maddeler dışında, kalıcı dolgu maddeleri de bulunmaktadır. Ancak bu maddelerin uygulamasında geri dönüş olmayacağından, uzmanlar tedavinin geçici uygulamalar ile yapılmasının kişiler için daha sağlıklı olacağını belirtmektedir.

Dermal Dolgu Beklentileri Karşılayabilir Mi?

Derin çizgi ve kırışıklıkların bir kısmında ya da tamamında iyileşme gözlemlenebilir. Dermal dolgu, ameliyatsız yüz gençleştirme işlemleri arasında önemli bir yer teşkil etmektedir. Ancak bazı durumlarda, tüm yüzde istenilen sonuca ulaşabilmek için botoks, kimyasal cilt soyma (peeling), cilt sıkılaştırma ve cilt yenileme işlemleri ile birlikte uygulanması gerekebilir.

Genel olarak, dermal dolgu uygulamasından sonra, aksi bir durum olmadıkça, kişinin istediği sonuçlara ulaşması mümkündür.

Dermal dolgu, kişinin yüz tipine ve normal anatomik yapısına daha uygun bir form kazandırarak, mimik hareketlerine herhangi bir hasar vermeden, iyi bir görünüm elde etmek için uygulanabilecek en uygun yöntemdir.

Ancak unutulmamalıdır ki, bu gibi tedavi işlemlerinden önce, alanında uzman bir dermatoloji doktoruna danışmak ve onun yönlendirmeleri ile tedavi süreçlerinden nasıl yararlanılabileceği konusunda bilgi almak ve bu doğrultuda uygun bir tedaviye başlamak sağlık açısından çok önemlidir.

Dermal Dolgu Uygulama Sonrası Neler Yapılmalı?

Uygulama sonrasında, özellikle dudak bölgesine yapılan işlem sonrasında, ilk 3 gün hafif şişlik ve morluk oluşabilmektedir. Bu etkilerin daha çabuk iyileşebilmesi için, uygulama yapılan bölgeye buz kompresi yapmak fayda sağlayacaktır.

Yağ enjeksiyonu ile yapılan dolgu uygulamalarda ise, işlem sonrasında oluşan şişlik ve morluğun iyileşme süresi biraz daha uzundur. Şişliğin ve morarmanın iyileşmesi yaklaşık olarak 2 haftayı bulabilmektedir.

Dermal Dolgu Riskli Nelerdir?

Dermal dolgu uygulamasında risklerin oluşumunu engellemek için dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır: Öncelikle, dermal dolgu uygulamasını gerçekleştirecek kişinin alanında uzman bir hekim olmalıdır. Bu tarz işlemlerin doktor tarafından yapılması, oluşabilecek riskleri en aza indirgemede önemlidir.

Bir diğer önemli husus ise, uygulamanın kaliteli ve güvenilir dolgu malzemeler kullanılarak, güvenilir bir merkezde yapılmasıdır.

Enjeksiyonun uygulandığı bölgelerde, işlem sonrası oluşabilen geçici yan etkiler de şu şekildedir:

  • Hafif şişlik,

  • Kızarma,

  • Morluk.

Bu etkiler geçicidir ve birkaç gün içerisinde kendiliğinden düzelme mümkündür.

Uzmanlara

Sorun

Özkaya Tıp Merkezi hekimlerine sağlığınızla ilgili sorularınızı sorabilirsiniz. Alanında uzman hekim kadromuz en kısa sürede sorularınızı email yoluyla yanıtlayacaktır.