Selülit, cilt yüzeyinde çukurlu, portakal kabuğu gibi bir görünümün oluşmasına sebep olan; çoğunlukla kalça, uyluk ve karın bölgesinde gözlemlenen bir cilt problemidir. Selülit, genellikle kadınlarda daha çok gözlemlenmektedir.

Kolay uygulanabilir yöntemlerle, herhangi bir hasara neden olmadan selülit tedavisi yaptırmak mümkündür.

Selülit Nedir?

Selülit genellikle uyluk, kalça ve karın bölgesinde bulunan deri ve deri altı yağ dokusunda oluşan, portakal kabuğu görünümüne benzeyen girintili çıkıntılı bir dokunun oluşmasına neden olan, bölgesel metabolik bir bozukluktur.

Selülit oluşumu sırasında, epidermis ve dermis olarak adlandırılan üst katmanların altında fazla miktarda yağ hücresi depolanır. Depolanan bu yağ hücreleri ile septa adı verilen küçük bağ dokusu bantları arasında, dikey bir şekilde uzanarak cildin üst katmanlarını daha derinde bulunan dokulara bağlanır. Bu şekilde, ciltte selülit oluşur.

Biriken yağ hücrelerinin genişleyerek oluşturduğu küçük şişlikler, septa yağ dokusu bantlarını büzerek çukurların oluşmasına neden olur. Bu şekilde, pütürlü bir görünümün oluşmaktadır. Selülit, tıp literatüründe ödemli fibrosklerotik panniküliti, gynoid lipodistrofi ve adipoz ödemi gibi birçok farklı isimleri anılmaktadır.

Selülit Neden Olur?

Selülitin tam olarak neden oluştuğu bilinmemekle birlikte, deri altında bulunan bağ dokusu ile yağ tabakası arasındaki etkileşimden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Selülitin olası nedenleri arasında bazı faktörlerin bulunduğu düşünülmektedir. Bu faktörler:

Bunların dışında, dar kıyafetler giymenin ve çok fazla oturmanın da selülit oluşumuna neden olabileceğine yönelik kanıtlar bulunmaktadır.

Bütün bunlara rağmen, sağlıklı beslenme ve egzersiz programı uygulayan kadınlarda da selülit görülebilmektedir. Bu bağlamda, vücutta bulunan yağ hücrelerinin dağılım şeklinin de selülit oluşumuna neden olduğu tahmin edilmektedir. Birçok farklı faktöre bağlı olarak gelişen selülit, hemen hemen bütün kadınların tecrübe ettiği bir problemdir.

Selülit Oluşumu Kimlerde Görülür?

Yapılan araştırmalar göre kadınların yaklaşık %80 - %90'ında hayatlarının bir döneminde, özellikle ergenlik sonrasında yüksek olasılıkla selülit gelişimi yaşanmaktadır. Yaşın ilerlemesine bağlı olarak, görülme sıklığı da artış göstermektedir. Çünkü, yaş ilerledikçe ciltte incelme ve gevşeme yaşanır.

Bu durum da, selülit oluşum riskini artırır. Bazı araştırmalara göre, selülitin açık tenli kadınlarda daha sık rastlandığı ortaya konulmuştur. Kilo alımı, aktif olmayan sedanter bir yaşam tarzı ve hamilelik, selülit oluşum riskini artırabilir.

Kadınlara ek olarak, erkeklerde de nadir olarak selülit oluşumu yaşanabilir. Ancak uzmanlar, erkeklerin cilt yapılarının farklı olması ve cilt altı yağ dokularının daha az olması nedeniyle çok nadir olarak selülit sorunu yaşayabileceğini belirtmektedir.

Selülit Belirtileri Nelerdir?

Selülit genellikle kalça, uyluk ve karın gibi bölgelerde oluşan, ciltte girintili çıkıntılı bir görünüm oluşmasıyla karakterize edilmektedir. Ciltteki bu görünüm çoğunlukla portakal kabuğu görünümü biçiminde de tanımlanır.

Hafif derecede olan selülit, sadece etkilenen yerin sıkıştırılması ile kendini göstermektedir. Bu durum fark edildiği zaman içerisinde başlanan selülit tedavisi ile, durumun ilerlemesi bir nebze engellenebilir.

Daha şiddetli seyreden selülit durumlarında ise, ciltte oluşan pürüzlü yapı her durumda görülebilmektedir. Selülit, genellikle uyluk, karın ve kalça bölgelerinde görülse de göğüslerde ve üst kollarda da oluşabilir.

Selülit oluşumunun normal olduğunu ve ciddi bir tıbbi durum olmadığını belirtmek gerekir. Ancak, estetik kaygıları gidermek ve daha sağlıklı bir görünüm elde etmek için dermatoloji uzmanına ve diyetisyene danışılarak selülit tedavisi programı oluşturulabilir.

Selülit Dereceleri Nelerdir?

Derece 1

Normal şartlarda girintili çıkıntılı görünüm fark edilmez ve cilt pürüzsüz görünür. Ancak selülitin oluştuğu bölgeye baskı uygulandığı zaman selülit görünür hale gelir.

Derece 2

Ayakta dururken bile selülit çukurları bir miktar görülmeye başlanmıştır.

Derece 3

3. derece selülit durumunda, her koşulda portakal kabuğu görünümü fark edilmektedir.

Selülit Tedavisi Nasıl Yapılır?

Selülit için oluşturulan, tamamen etkili özel bir tedavi seçeneği yoktur. Ancak, aşağıda belirtilen ve genellikle cilt bakımı için de kullanılan tedaviler, selülit tedavisi yapılırken de kullanılmaktadır.

Fazla Kiloların Verilmesi

Aşırı kilolu kişiler, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile yavaş ve kontrollü bir biçimde kilo vererek ciltte oluşan ve hoş olmayan portakal kabuğu görünümünü bir miktar iyileştirebilir.

Ancak, unutulmamalıdır ki, ani ve hızlı bir biçimde kilo verilmesi, ciltte sarkmalara ve selülit görünümünün daha da artmasına neden olacaktır.

Lazer ve Radyofrekans Sistemleri

Lazer ve radyofrekans sistemlerinin kullanılması, selülit tedavisi için oldukça umut verici bir yöntemdir. Bu yöntem ile elde edilen sonuçlar, yaklaşık 6 aya kadar kalıcı olabilir. Bu sistemlerin içeriğinde üç farklı içerik bulunmaktadır:

  1. Radyofrekans teknolojisi ve kızılötesi ışığın birleşmesiyle uygulanan doku masajı.

  2. Diyot lazer enerjisi ve doku masajının birleşimi ile uygulanan yöntem.

  3. Radyofrekans uygulaması.

Lazer Destekli Liposuction

Selülit tedavisi için bazı kişiler liposuction yaptırmayı tercih etseler de tek başına yeterli olmayabilir; hatta bazı durumlarda, selülitin daha kötü duruma gelmesine bile neden olabilir.

Bu yüzden, lazer ile desteklenen liposuction uygulaması selülit tedavisinde daha etkili sonuçlar veren bir yöntem olacaktır. Bu uygulama cildi sıkılaştırırken, yağ hücrelerini de yok edebilen bir liposuction yöntemidir.

Kriyolipoliz

Kriyolipoliz kalça ve karın gibi bölgelerde kullanılan ve yağ hücrelerindeki lipit moleküllerini dondurulması ile uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntem FDA onaylıdır ve selülit tedavisinde oldukça umut vericidir.

Ultrason Tedavisi

Genellikle karın ve uylukta bulunan yağ hücrelerinin azaltılması için kullanılan ultrason tedavisi, ses dalgaları kullanılarak uygulanır. Etkisi 2 ile 3 aya kadar devam edebilir.

Retinol Krem

Retinol, kolajen oluşumunu engellemede ve serbest radikallerin azalmasında etkili olan bir A vitamini türevidir. Araştırmalar sonucu, günde iki kez uygulanan %0.3 retinol kremin​​, altı ay sonrasında cildi pürüzsüzleştirdiği ve selülit görünümünün azaldığı görülmüştür.

Karboksiterapi

Cilt altına karbondioksit gazı enjeksiyon edilerek uygulanan bir selülit tedavisi yöntemidir. Uygulama sonrasında, işlem yapılan bölgede morarma ve rahatsızlık hissi gibi yan etkiler görülebilmektedir.

Selülitten Korunma Yolları Nelerdir?

Selülitin oluşmasını %100 engellenmek çok mümkün değildir. Ancak, alınabilecek bazı önlemler ile selülit oluşumu azaltılabilir ve yavaşlatılabilir.

  • Aktif bir yaşam ve sağlıklı beslenme tarzını benimsemek.

  • Vücut kitle indeksini sağlıklı bir oranda tutmak.

  • Uyluk ve göbek için kas güçlendirici egzersizler yapmak.

  • Fazla kilolardan kurtulmak. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken nokta, fazla kiloları yavaş ve kontrollü bir biçimde vermektir. Ani ve hızlı kilo kaybı selülitlerin daha da kötüleşmesine neden olacaktır.

  • Cilt bakımı yaptırarak cilde iyi bakılması.

  • Sigarayı bırakmak ya da içmemek.

  • Dış etkenlerden korunmak için nemlendirici ve güneş koruyucu ürünler kullanmak.

Uzmanlara

Sorun

Özkaya Tıp Merkezi hekimlerine sağlığınızla ilgili sorularınızı sorabilirsiniz. Alanında uzman hekim kadromuz en kısa sürede sorularınızı email yoluyla yanıtlayacaktır.